Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
electronic model
encompasses
normal services
Generatortyp
camera crew
fat edge
three-colour
final clause
macro cell
ionization chamber
crusading
book selection
quiste funcional
fully briefed
despacho general
sylvic
speedodrive
aspersores
roof void
double winding
double bottom
structural composites
Flirter
left junction
car sequence
close something
Geçmiş
Cümleler
"close something"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
see something up close
f.
yakından görmek
2
Genel
keep (something) close to one's chest
f.
bir şeyi sır olarak tutmak
3
Genel
keep (something) close to one's chest
f.
bir şeyi gizli tutmak
Öbek Fiiller
4
Öbek Fiiller
close something off
f.
yolunu tıkamak
5
Öbek Fiiller
close someone out of something
f.
birinin bir yere girmesini engellemek
6
Öbek Fiiller
close someone out of something
f.
birisine bir yerin kapılarını kapamak
7
Öbek Fiiller
close something out
f.
stokta kalanları satmak
8
Öbek Fiiller
close something out
f.
katılım süresi dolmak
9
Öbek Fiiller
close something out
f.
başvuru süresini sona ermek
10
Öbek Fiiller
close something out
f.
stoğu eritmek
11
Öbek Fiiller
close something out
f.
malları elden çıkarmak
12
Öbek Fiiller
close on something
f.
(genelde ev için) satış ya da alış işlemini bitirmek
13
Öbek Fiiller
close to (someone or something)
f.
(birine veya bir şeye) kapalı olmak
14
Öbek Fiiller
close on something
f.
(genelde ev için) anahtarı teslim almak
15
Öbek Fiiller
close around (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) etrafını çevirmek/sarmak
16
Öbek Fiiller
close something up
f.
bir şeyin kapısına kilit vurmak
17
Öbek Fiiller
close around (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) çevresini sarmak
18
Öbek Fiiller
close something to someone
f.
bir şeyi birine kapatmak
19
Öbek Fiiller
close in on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) etrafını çevirmek/sarmak
20
Öbek Fiiller
close something up
f.
bir şeyin faaliyetini durdurmak
21
Öbek Fiiller
close someone or something in (something)
f.
birini/bir şeyi (bir şeye) hapsetmek
22
Öbek Fiiller
close something down
f.
bir şeyi kapatmak
23
Öbek Fiiller
close in around (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) çevresini sarmak
24
Öbek Fiiller
close around (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) etrafını kuşatmak
25
Öbek Fiiller
close someone or something in (something)
f.
birini/bir şeyi (bir şeye) kapatmak
26
Öbek Fiiller
close in on (someone or something)
f.
hızla yaklaşmak
27
Öbek Fiiller
close (one) out of (something)
f.
(birini bir şeyden) dışlamak
28
Öbek Fiiller
close in on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi bir his) sarmak
29
Öbek Fiiller
close in around (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) etrafını çevirmek/sarmak
30
Öbek Fiiller
close in on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) etrafını kuşatmak
31
Öbek Fiiller
close in on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) çevresini sarmak
32
Öbek Fiiller
close something down
f.
bir şeyin kapısına kilit vurmak
33
Öbek Fiiller
close in on (someone or something)
f.
(birine/bir şeye bir his) basmak
34
Öbek Fiiller
close (one) out of (something)
f.
(birini bir şeye) dahil etmemek
35
Öbek Fiiller
close in around (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) ablukaya almak
36
Öbek Fiiller
close around (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) ablukaya almak
37
Öbek Fiiller
close someone or something in (something)
f.
birini/bir şeyi (bir şeyin) içine kapatmak
38
Öbek Fiiller
close (one) out of (something)
f.
(birini bir şeyin) dışında tutmak
39
Öbek Fiiller
close something up
f.
bir şeyi kapatmak
40
Öbek Fiiller
close with (someone or something)
f.
(bir gösteriyi, konseri biriyle/bir şeyle) kapatmak
41
Öbek Fiiller
close in on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) ablukaya almak
42
Öbek Fiiller
close in around (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) etrafını kuşatmak
43
Öbek Fiiller
close in on (someone or something)
f.
(teslim tarihi) hızla yaklaşmak
44
Öbek Fiiller
come close (to something/to doing something)
f.
(bir şeye/bir şey yapmaya) ramak kalmak
45
Öbek Fiiller
come close (to something/to doing something)
f.
(bir şeyin/bir şey yapmanın) eşiğine gelmek
46
Öbek Fiiller
come close (to something/to doing something)
f.
(bir şeyle/bir şey yapmakla) burun buruna gelmek
47
Öbek Fiiller
come close (to something/to doing something)
f.
(bir şeye/bir şey yapmaya) çok yaklaşmak
Deyim
48
Deyim
close the door on something
f.
kapılarını kapamak
49
Deyim
close the books on something
f.
.. .meselesini kapatmak
50
Deyim
close the door on something on a peaceful solution
f.
barışçıl bir çözümün yollarını tıkamak
51
Deyim
bring something to a close
f.
bir şeye son vermek
52
Deyim
bring something to a close
f.
bir şeyi sonlandırmak
53
Deyim
close one's eyes to something
f.
göz yummak
54
Deyim
close one's eyes to something
f.
görmezden gelmek
55
Deyim
close one's eyes to something
f.
bir şeye gözlerini kapamak
56
Deyim
close the books on something
f.
bir işi ya da olayı sonuçlandırmak
57
Deyim
close on something
f.
resmi olarak (satışını) sonuçlandırmak
58
Deyim
close (one's) mind (to) (something)
f.
(bir düşünceyi, görüşü) hiç dikkate almamak
59
Deyim
close your mind (to something)
f.
görmezden gelmeye çalışmak
60
Deyim
keep (close) watch for (someone or something)
f.
(birini ya da bir şeyi) yakından takip etmek
61
Deyim
close your mind (to something)
f.
kendini bir fikre kapatmak
62
Deyim
close (one's) mind (to) (something)
f.
görmezden gelmeye çalışmak
63
Deyim
close your mind (to something)
f.
dikkate almamak
64
Deyim
close the door on (something)
f.
kapıya sıkıştırmak
65
Deyim
keep (close) watch for (someone or something)
f.
(birini ya da bir şeyi) yakın markaja almak
66
Deyim
close the door on (something)
f.
(bir şeye) köstek olmak
67
Deyim
close the door on (something)
f.
kapıyı (bir şeyin) üstüne kapatmak
68
Deyim
close (one's) ears to (someone or something)
f.
kulağını tıkamak
69
Deyim
close the door on (something)
f.
engel olmak
70
Deyim
close the door on (something)
f.
sona erdirmek
71
Deyim
keep (close) watch for (someone or something)
f.
(birine ve bir şeye karşı) gözünü dört açmak
72
Deyim
close your mind (to something)
f.
kendini (bir düşünceye, fikre) kapatmak
73
Deyim
close (one's) ears to (someone or something)
f.
kulak vermemek
74
Deyim
close (one's) ears to (someone or something)
f.
aldırış etmemek
75
Deyim
keep (close) watch for (someone or something)
f.
gözü (birinin ya da bir şeyin) üstünde olmak
76
Deyim
keep (close) watch for (someone or something)
f.
tetikte olmak
77
Deyim
close your mind (to something)
f.
enseyi karartmak
78
Deyim
keep close tabs on (someone or something)
f.
(birini veya bir şeyi) izleyip durmak
79
Deyim
close (one's) mind (to) (something)
f.
enseyi karartmak
80
Deyim
close (one's) mind (to) (something)
f.
açık kapı bırakmamak
81
Deyim
close the door on (something)
f.
imkan dışı kılmak
82
Deyim
close (one's) mind (to) (something)
f.
kendini bir fikre kapatmak
83
Deyim
keep close tabs on (someone or something)
f.
(birini veya bir şeyi) sürekli gözlem altında tutmak
84
Deyim
close your mind (to something)
f.
(bir düşünceyi, görüşü) hiç dikkate almamak
85
Deyim
keep (close) watch for (someone or something)
f.
(birini ya da bir şeyi) gözetlemek
86
Deyim
close (one's) mind (to) (something)
f.
kendini (bir düşünceye, fikre) kapatmak
87
Deyim
close your mind (to something)
f.
açık kapı bırakmamak
88
Deyim
close the door on (something)
f.
(bir şeyi) tamamlamak
89
Deyim
close (one's) mind (to) (something)
f.
dikkate almamak
90
Deyim
keep close tabs on (someone or something)
f.
gözünü üstünden ayırmamak
91
Deyim
close the door on (something)
f.
bitirmek
92
Deyim
close (one's) ears to (someone or something)
f.
kulak asmamak
93
Deyim
keep close tabs on (someone or something)
f.
(birini veya bir şeyi) yakından takip etmek
94
Deyim
keep close tabs on (someone or something)
f.
her hareketini gözlemlemek
95
Deyim
keep close tabs on (someone or something)
f.
göz hapsine almak
96
Deyim
close the door to someone or something
f.
bir şansı ortadan kaldırmak
97
Deyim
close the door on someone or something
f.
bir şansı ortadan kaldırmak
98
Deyim
close the door something
f.
bir şeyin yolunu kapatmak
99
Deyim
close the door to someone or something
f.
kapıyı kapatmak
100
Deyim
close the door to something
f.
bir şeyin yolunu kapatmak
101
Deyim
close the door to someone or something
f.
kapıyı yüzüne kapatmak
102
Deyim
close the door to someone or something
f.
sonlandırmak
103
Deyim
close the door to someone or something
f.
kapıyı birinin veya bir şeyin geçmesini engellemek için kapatmak
104
Deyim
close the door on someone or something
f.
sonlandırmak
105
Deyim
close the door on someone or something
f.
kapıyı yüzüne kapatmak
106
Deyim
close the door on someone or something
f.
kapıyı birinin veya bir şeyin geçmesini engellemek için kapatmak
107
Deyim
close the door on someone or something
f.
kapıyı kapatmak
108
Deyim
close the book on something
f.
bir şey dosyasını kapatmak
109
Deyim
close the books on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) seçenekler arasından çıkarmak
110
Deyim
close the book on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) seçenekler arasından çıkarmak
111
Deyim
close the book on something
f.
bir şeyi rafa kaldırmak
112
Deyim
close the book on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) dosyasını kapatmak
113
Deyim
close the books on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) rafa kaldırmak
114
Deyim
close the books on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) dosyasını kapatmak
115
Deyim
close the book on something
f.
bir şeyi sonuçlandırmak
116
Deyim
close the book on something
f.
bir şey defterini kapatmak
117
Deyim
close the book on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) rafa kaldırmak
118
Deyim
close the book on something
f.
bir şeyi tamamen sonlandırmak
119
Deyim
draw something to a close
f.
bir şeyi sona erdirmek
120
Deyim
draw something to a close
f.
bir şeyi bitirmek
121
Deyim
hold (something) close to the vest
f.
sır olarak tutmak
122
Deyim
hold (something) close to the vest
f.
gizli tutmak
123
Deyim
hold (something) close to (one's) vest
f.
(bir şeyi) gizli tutmak
124
Deyim
hold (something) close to (one's) vest
f.
(bir şeyi) sır olarak tutmak
125
Deyim
keep (a) close watch on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) gözetim altında tutmak
126
Deyim
keep (close) watch over (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) gözetim altında tutmak
127
Deyim
keep (a) close watch on (someone or something)
f.
(birine ve bir şeye karşı) gözünü dört açmak
128
Deyim
keep (a) close watch on (someone or something)
f.
gözü (birinin ya da bir şeyin) üstünde olmak
129
Deyim
keep (close) watch over (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) göz kulak olmak
130
Deyim
keep (close) watch over (someone or something)
f.
gözü (birinin ya da bir şeyin) üstünde olmak
131
Deyim
keep (a) close watch on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) yakın markajına almak
132
Deyim
keep (a) close watch on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) yakın markaja almak
133
Deyim
keep (close) watch over (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) yakın markaja almak
134
Deyim
keep (close) watch over (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) yakın markajına almak
135
Deyim
keep (close) watch over (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) yakından izlemek/takip etmek
136
Deyim
keep (a) close watch on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) yakından izlemek/takip etmek
137
Deyim
keep (close) watch over (someone or something)
f.
(birine ve bir şeye karşı) gözünü dört açmak
138
Deyim
keep a close eye on (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) göz kulak olmak
139
Deyim
keep a close eye on (someone or something)
f.
(birine ve bir şeye karşı) gözünü dört açmak
140
Deyim
keep a close eye on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) yakından izlemek/takip etmek
141
Deyim
keep a close eye on (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) bakar olmak
142
Deyim
keep a close rein on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) yakın markajına almak
143
Deyim
keep a close rein on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) kontrolünü/iplerini eline almak
144
Deyim
keep a close eye on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) yakın markajına almak
145
Deyim
keep a close eye on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) yakın markaja almak
146
Deyim
keep a close eye on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) gözetim altında tutmak
147
Deyim
keep a close rein on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) sıkı markaj altına almak
148
Deyim
keep a close rein on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) sürekli/yakından izlemek
149
Deyim
keep a close rein on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) sıkı/yakın markaja almak
150
Deyim
keep a close eye on (someone or something)
f.
gözü (birinin ya da bir şeyin) üstünde olmak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of close something
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy